14 Kas 2011

Teşekkürler Lacheen :)

İşte yeniden geldiiiim :) Biliyorum ve neredeyse her postta dile getiriyorum ki çok sık paylaşımlarda bulunamıyorum.



malum her anne gibi koşturmacalı geçen günler, küçük siparişler ve yorgun düşülen geceler :) lakin çok sıkı bir blog takipçisi olduğumuda söylemeden geçemeyeceğim.



Tüm arkadaş blogları ilgiyle izliyorum ve hepsinin paylaşımlarını hayatıma katmaya çabalıyorum.



Bayram öncesi eşimin uzunca bir tatil yapacağımızı söylediğinde sevinç çığlıkları attığımı hatırlıyorum.



Sevdiklerimizden uzakta yaşamak ufak tatilleri mutluluklara dönüştürdüğümüzün kanıtı olsa gerek.



Valiz hazırlamaya çalıştığım dakikalarda aklıma görünen fosforlu bir soru işareti küçük bir endişeyide beraberinde getirdi.



Hareketli ve meraklı bir tatlı mı tatlı bir kız bebeği annesi olarak oyun zamanlarımızın dışında büyük bir kurtarıcı olarak ailemize dahil ettiğimiz, aykia (ikea) menşeili mama sandalyemizi yanımıza alamayacağımız gerçeği ve yapacağımız yatılı misafirliklerimizde güvenli bir tatil oluşturma endişesiyle hemen internetin başına oturduk. Acaba portatif ve güvenli bir ürün en kısa zamanda nasıl bizim olabilirdi?



tevafuk olacak ya sık kullanılanlar listemde hergün özellikle ilk seferinde bakmadan geçemediğim becerikli ve bebekli ev hanımlarından sevgili LACHEEN'in sayfasında yine muhteşem bir güzellik.



Taşınabilen mama sandalyesi :)



hemen en sevdiğim kalpli kumaşımı aldım ve kendisinin verdiği direktiflerle kestim biçtim ve diktim birde resimledim.



Hem biz hem kızım hemde misafirleri olduğumuz yakınlarımız çok mutlu bir tatil geçirdik.




Şimdi sizlerde; bizimde böyle tatlı bir mama sandalyemiz olsun isterseniz sadece


20 tl ye sahip olabilirsiniz...






21 Ağu 2011

Sezen'ciğim iyiki varsın



neden ki özler insan sevdiklerini, dostlarını arkadaşlarını...






neden arar o eski günleri



kumaştan bir mendilde ıslanan hatıralar ne zaman kurudu






çok duygusalım bu gece özlediğim öyle çok kimseler size gelsin bu şarkı

Çok zamandan beri eski dostlar
Birbirini aramaz oldu
Aramıza hayat girdi
Yıllar bize yaramaz oldu

Ağlarım, ağlarım geceler boyunca
Anılar dalga dalga
Sahilime vurunca
Bir selâm gelince
Selâ verilince
Ağlarım Arkadaş şarkısını duyunca

Bir yanağı okşayan kader
Diğerine bin tokat vurdu
Bildiğim kadar değilmiş meğer
Dünya bize hep oyun kurdu

Ağlarım, ağlarım geceler boyunca
Anılar dalga dalga
Sahilime vurunca
Bir selâm gelince
Selâ verilince
Ağlarım Arkadaş şarkısını duyunca ...




özledim özledim ve özledim de söyleyemedim....






mutlu olmak için...




bir defterim var, kendisi gök mavisi, spralli ve orta boy. bir de çizgili :) bir bankanın eşime hediyesi, günlük tarzında bir ajanda. uzun zamandır blogları gezerken yapabileceklerimi not alıyor ve sıralıyorum " BeNdE YaPaRıM" başlığı altında defterime. o kadar güzel, değişik ve yaratıcı şeyler var ki... saatler nasıl geçiyor anlamıyorum bazen bilgisayarın başındayken. hobi adına a'dan z'ye sıralayabileceğiniz binlerce madde ve başarılı bulduğum harika insanlar (birgün bu mükemmel insanların bloglarını ve esinlendiğim uğraşlarını da paylaşacağım sizlerle )
&

bayan olmak ayrı bir mucize. Allah sanki genlerimize işlemiş üretkenliği. insana terapi gibi geliyor bu el uğraşları. severek ve zevkle yapıyorum bende. son günlerde bitirmek için acele ettiğim siparişlerimle uğraşırken, mutlu olmak için sadece günlüğüme bir kılıf diktim :) kılıftan çok şeker bir çantayı andırınca arkadaşlarım dayanamadılar ve binbir kahkaha günlerimizden birinde üzerinde yapılan fikirsel değişikliklerle ayrı ayrı siparişlerini nacizane bana sundular :) şimdi güzeller güzeli kızımla bu şeker çantalardan dikiyoruz tam gaz, babamız son noktaları koyuyor her zamanki gibi"Çok GüZeL oLMuŞ" diyerek. hoşuma da gitmiyor değil hani beğenilmek... bu duyguları paylaşmak istedim siz sevgili dostlarımla sadece mutlu olmak için...



(bu arada eğer isterseniz sizler içinde yapabilirim bu şeker çantalardan 20 TL'ye mutlu olmak için sadece ;) )

26 Tem 2011

by love butik :)

"günler ne kadar da çabuk geçiyormuş"
çocukken hep duyduğum ve sürekli yinelenen bir cümleydin sen oysa




şimdi korkuyorum saatin tik taklarından
yapacak onca şey varken




keşke bitmese zaman...




bu blogu açalı iki yıl olacak neredeyse, aldığım notlar ise sayılı. hep güzel şeyler oluyorken vakit yetmiyor kaydetmeye anıları ve hatıraları. bebeğim büyüyor ve aşk hiç bitmiyor. aşkla yaratılan kainat sürekli bize hizmet ediyor.












bu sabah dikiş masamda duran kumaşlarla içi sabun kokan iki küçük kalpçik diktim özenle. aşk dolu hayatların kokusu dolsun diye içime. aslında "Englsh Home" dan esinlendiğim bir fikir. bereket kuşlarını biliyorsunuzdur. işte benim kalplerimde bu minvalde aşkı simgeleyecek ve büyük uğraşlar sonucu hayata geçirdiğim "By LoVe Butik" in sembolu olacaklar. eğer aşksız yapamam diyor ve varoluş nedeniniz olan aşkı sevgiyi sizin için özel insanlarla paylaşmak istiyorsanız




işte sipariş adresim:



(arkadaşlarım tarafından istenen anahtarlık boyutunda hazırladığım bu kalpçiklerden kişiye özel; harf, isim, çeşitli renk ve figürlerde çalışabilirim. Aşkınızı sunabileceğiniz herkese armağan olabilecek küçük ama zarif ve manalı bir hediye ;) sadece 3,5 tl ;)


15 Tem 2011

ben geldim yeniden











soğuk bir kış...



ardından uzunca bir bahar temizliği.



birbirinden güzel anılar raflarda aldı yerini.



bebeğim bir buçuk yaşına girdi



dolu dizgin devam ediyor hayatımız



birbirinden güzel haberlerle



yeniden aranızdayız

24 Ara 2010

Teşekkürler













yine güzel bir gün
bahardan kalma istanbul
prensesimin yanaklarına yanaklarına değiyor pencereden giren güneş

bize dualar eden

güzel temennileriyle

yalnız olmadığımızı hissettiren blog dostlarımıza

sevgili kızımla çok teşekkür ediyoruz

ateşlerimiz geçti

sıkıntılarımız

uykusuz geçelerimiz bitti

herşey yine eskisi gibi

yayamas mikroplar

sevmiyorus

sisi :)


NOT

son günlerde

bizi oldukça yıpratan mikroplar gündemizideyken

organik oyuncakları incelemeye başladık

ve

neden olmasın dediğim bir anda kendimi kumaşlarla bir arada buluverdim...


" by LoVe "

isimli kendi markamızla

birbirinden eğlenceli kahramanlarla

karşınızda olacağız en kısa zamanda

17 Ara 2010

Dualarınızı beklerim... !!!!!!!!!




hayatın manası:

varlığımızın

bir hakikate hep ihtiyaç duyması

canım kızım biraz rahatsızlandı

şimdi herşey öyle anlamsızlaştı

sabırla bekliyoruz ateşleri bitsin diye

dualarınızla güzel günlere ...

11 Ara 2010

her yerde kar var....





yükseklerden izliyoruz gökyüzünün beyaz dansını




bahçemizdeki çam ağacının mutluluğuna diyecek yok




kahvenin tadı bir başka güzel




sohbetimiz sıcacık




eşime katılıyorum kış karla güzel...




penceremizin önünde biriken beyaz melekleri gösteriyoruz küçük kızımıza




ve fonda nilüferden bir parça




"her yerde kar var




kalbim senin bu gece..."


(aslında geçen perşembe günü kızım için düzenlediğimiz altı ay etkinliğimizi yayınlamak üzere hazırlık yaparken bir anda bastıran kar içinizi ısıtsın istedim :))

6 Eyl 2010

EŞİ OLMALI İNSANIN





İnsanın eşi olmalı,

bakarken yüreğinin kabardığı,


gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı…

aşık olduğu bir eşi olmalı!

Sabah gözlerini açtığında,

yanında olduğunu görüp,


şükürler etmeli Yaradana.

Koklamalı saçlarını.


Uyuyan eşine şefkatle bakıp,

usulca dokunmalı yüzüne,


varlığını hissedebilmek için.

Parmakları titremeli,


incitirim korkusuyla.


Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü…

kramplar girmeli midesine,


onsuzluk aklına geldikçe!

Rüzgar onun kokusunu getirmeli,

yağmur onun sesini.


Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için.


Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği.

Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi.

Ayakları birbirine
dolaşmalı heyecandan,

eve dönerken eşi.
Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli.


Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.


Yüzüne baktığında,

konuşmadan anlamalı derdini,

tasasını,
öfkesini, sevincini, coşkusunu.


Başını göğsüne koyup,

huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak.


Şımarabilmeli yanında.

öfkelendiğinde de sevebilmeli

Kıskanılmalı zaman zaman da…

Bir eşi olmalı insanın!

Sabah yolcularken işine, içi acımalı,

daha yollarken özlemeye başlamalı.

Seni şimdiden özledim!

Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla.

Gözleri yollarda
kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı…

aşkla karşılamalı,


hasretle sarılmalı boynuna,

özlemle koklayıp,

öpmeli,


yıllarca uzak kalmışcasına!

Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın,

bir başka özel,

bir başka soluklanmalı her anında.

Verdiği,aldığı hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp,

kahrolmalı,

daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli.


Mutluluk saçmalı etrafına.

Bir eşi olmalı insanın,
cennetten köşe almışcasına sevdiği,
sakındığı,

bakmaya kıyamadığı…

Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı

çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı ...

1 Eyl 2010

KİLOLAR :) ve (:KAVALA KURABİYESİ

Doğumdan yaklaşık bir ay kadar önce
63 kilodan 85 kiloya kadar ulaştığım sıralar
sessiz bir gece
büyük bir çığlık kopar evde
ve
ardından
bu manzara


sevgili eşim

koridorda duran biricik arkadaşım

en hassasından caanım basküle

karanlıkta

yanlışlıkla takılınca

yaşasın çığlıkları attığımı hatırlıyorum :)

nedenini anlamışsınızdır herhalde

insan hayatına giren yenilikleri kolay kabullenemiyor bazen

uzun bir süre arap kızı gibi camdan seyretmekle kalıyor sadece

kilolarım ve ben hala alışamadık birbirimize

doğumdan bu yana yaklaşık dört buçuk ay geçmesine rağmen

hala

ve

bence

6 kilo fazlam var

umarım

bu fazlalıklardan

kurtulabilir ve ideal ölçülerime geri dönebilir
ve
güzel kıyafetlerime kavuşabilirim


(Sizlerinde bana yardımcı olacak diyet önerileriniz olursa çoook sevinirim)

amannnn


kim demiş kilolar sorun diye

şu güzelim kavala kurabiyelerine bir bakın hele

duygusal bir insan olduğumu beni tanıyanlar sıklıkla vurgularlar :)

canım annaneciğimi çok özledim artık yaklaşık 9 ay oldu görüşmeyeli

geçen gece de rüyamda görünce

artık kalktım

ve

eskiden bize kalmaya geldiğinde annanem

beraberce yaptığımız

yaparkende gülüp oynadığımız kavala kurabiyelerinden yaptım

Anne tarafım yunanistan kavala göçmeni olunca bu tür kültürel

lezzetler oldukça yaygın

sülalemizde

ve


özellikle bu kurabiye

geçmişten beri süregelen harika bir tat bence


canım eşim tarafından da çooook beğenilen hatta gündüz susama

pahasına

sahurda, çayın yanında yenilen

kavala kurabiyelerimin tarifi ise şöyle;


200gr eritilmiş tereyağı

1 çay bardağı sıvıyağ (annanem ağız tadı olarak alışkın olduğu

zeytin yağını kullanırdı)


1 bardak pudra şekeri (ve yine annanem 1bardak toz şekeri bir tülbentin içinde havanla döverdi)

1 su bardağı kavrulmuş badem

aldığı kadar un


afiyet olsun şimdiden deniyenlere


bu arada arap kızına ne mi oldu !!!


çoktaaaaan ıslandı bile :) :) :)

.

.

.